Kasım 2014 - Gezi Partisi



Ağaç Katliamlarını Kınıyoruz!

Yollayan | Genel | Yorum Yok

Yalova’da yapılan ağaç katliamı, yönetimlerin dünyaya bakış açısındaki sorunu bir kez daha gözler önüne serdi. Gezi’de de olduğu gibi sorun, ağacın bir canlı olduğunu tam olarak idrak edememekle başlıyor. Yaşam haklarını yeterince iyi kavrayamamış zihniyet, ağacı betona hizmet etmesi gereken bir kereste olarak görüyor ve bu bakış açısı katliamları olağanlaştırıyor.

Ağacın bir canlı olduğunu, yapılan ağaç katliamlarının ne kadar üzücü olduğunu ve bu katliamlar hakkında söylenen sözlerin ne kadar saçma sapan olduğunu anlayabilmek için şöyle bir şey deneyelim. Ağacın da bir “canlı” olduğunu kuvvetli bir şekilde hatırlayabilmek için, bu zamana kadar devlet yetkililerinin ağaçlar hakkında söylediği sözlerden “ağaç” kelimesini çıkararak başka bir canlının adını, “insanı” ekleyelim. Belki bu şekilde “ağaçlarla” daha iyi empati kurabiliriz.

“Şimdi 150 – 180 ağaç kesmemek için böyle bir projeden vazgeçersek Yalova’nın geleceğine sıkıntı yaratır. Yalova Kent Konseyi olarak bu projeyi desteklediğimizi belirtiyoruz.” (150 – 180 insan ölmesin diye projelerden mi mahrum kalalım? Yalova Kent Konseyi olarak bu cinayetleri desteklediğimizi belirtiyoruz.)

“Türkiye’de 30 santimetre çapında bir ağacı sökecek ne ekipman ne teknoloji var. Dolayısıyla onları söküp alma şansımız yok, kesilecek.” (Türkiye’de 30 santimetre çapında bir insanı yeni bir eve taşımak için gerekli nakliyat kamyonları yok. Dolayısıyla öldürülecek.)

“Soma’da 153 bin ton kömür var. Bugünkü değeri 7,5 milyar dolar. 30 yılda biz bu kömürü alacağız. İstihdam olacak, binlerce kişi çalışacak. 1.6 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Anlaşmamız gereği yıllık 155 milyon TL para alacağız. Onunla 6 bin zeytin ağacının yerine yıllık 9 milyon zeytin ağacı dikme kapasitemiz oluşuyor.” (Soma’da öldürdüğümüz insanlar sayesinde kömür termik santrali kurarak yıllık 155 milyon TL para alacağız. O parayı aldıktan sonra 6 bin insan ölmüş ölmemiş ne önemi var, yerine 9 milyon insan doğurabiliriz.)

“Gezi Parkı’na yönelik proje İstanbul halkına sorulabilir, konuya ilişkin olarak İstanbul’da referandum yapılabilir.” (Gezi Parkı’na yönelik projeyle ilgili insanları öldürüp öldürmeyeceğimiz İstanbul halkına sorulabilir, yüzlerce insanı katletmemiz hakkında İstanbul’da referandum yapılabilir. Çünkü o zaman bu demokrasi olur. Çoğunluk ‘öldürün’ derse, cinayetler meşrulaşır.)

Devlet yetkililerinin “ağaca” bakış açısındaki “ağaç projeye, dolayısıyla ranta, dolayısıyla paraya hizmet etmelidir” düşüncesi, “ağacın” bir “canlıdan” daha çok bir “kereste” muamelesi görmesine neden oluyor. Adını bir parktan alan Gezi Partisi olarak “ağaçlara karşı takınılan bu faşist tavırdan” son derece rahatsızız. Canlı haklarının bütünüyle kavranmasını ve bu hakların gerektiği gibi uygulanmasını savunuyoruz.

Bu nedenle, ülkemizde son dönemde daha da sıklaşan ağaç katliamlarını kınıyoruz.

Gezi Partisi