Ocak 2015 - Gezi Partisi



22. Adalet ve Demokrasi Haftası

Yollayan | Genel | Yorum Yok

Bir ülkede adaletten bahsetmeden önce o ülkede işlenen suçlara ve verilen cezalara bakmakta fayda var.

Ülkemizin kuruluşundan bu yana bireyi aydınlatmaya yönelik tüm girişimler başarılı olmaya başladıktan kısa bir süre sonra engellendi. Nitelikli tarım geliştirmek ve bilinçli köylü yetiştirmek gibi amaçlarla kurulan köy enstitüleri kapatıldı. Hayatı, içinde bulunduğu düzeni ve yönetimi sorgulayan, bu sorgusunu kamuoyuna yansıtan birçok gazeteci, yazar, bilim insanı, devlet görevlisi cinayete kurban gitti. Çoğunun failleri bulunamadı, deliller örtüldü. İnsanlar en temel hakları olan düşünce özgürlüklerini savunmak istediklerinde engellenmek istediler ve uydurma söylemlerle haklarında davalar açıldı, yıllar boyu ceza evlerinde, işkence evlerinde tutuldular. Küçücük insanlar tecavüze uğradığında tecavüzcüler aklanıp tecavüze uğrayan insanlarda kusur bulundu. Baklava çalan çocuklar 9 yıl hapis cezasına çarptırılırken milyon liralar çalanlar yargılanamadı bile.

Bütün bunlara ve daha birçok örneğe rağmen “adalet” kelimesi ve ülkemizin bir hukuk devleti olduğu dillerden düşmüyor. İnsanlar ise bu kavramların gerçek anlamlarıyla kullanılacağına dair inançlarını yitirdi.

Ülkemizde adalet sisteminin yaralı olduğu, hukukun bireyin çıkarlarına göre esnetildiği ortadadır. Kuvvetlerin ayrılığı artık bir şüphe unsurudur. Gezi Partisi, devlet yönetiminde “kuvvetler ayrılığı” ilkesini benimsemiş ve bu işleyişi önce kendi içerisinde başlatmıştır.

Gezi Partisi’ne göre lider, tüm bireylerden oluşan halktır.
Ve nihai kararı halk verecektir.

Gezi Partisi

‪#‎gezipartisi‬ ‪#‎gezi‬ #‎adalet‬ #‎demokrasi‬